Artık sonbahar bitmiş kış başlamış durumda. Kar taneleri gökten aşağı akın ediyor, havalar soğuyor. Biz, dışarıya kat kat giyinerek, atkımızı, beremize takarak çıkıyoruz. Buna rağmen uzun süre dışarıda kalamıyor; üşümeye başlayıp sıcacık evimizin yolunu tutuyoruz. Biz bu konudan şanslıyız da ya hayvanlar? Onlar bizim kadar şanslı mı acaba?
Empati yapalım. Kar yağıyor, üşüyoruz. Gidecek bir yerimiz yok acıkıyoruz yiyecek yemeğimiz hatta içecek bir kap suyumuz bile yok. En fazla bir hafta dayanır sonra da ölürdük. İşte burada görev bize düşüyor. Hayvanlara düşman olmayalım. Onlardan korkup kaçmayalım. Bir hayvan görünce “Şşt yaklaşma git git “ya da “Nerden çıktın sen be?” deyip onları tekmeleyip arkamızı dönmeyelim.
Onlar bize durduk yere zarar vermez, canımızı acıtmaz. Eğer bize zarar veriyorlarsa vardır bir bildikleri. Acıkmıştır susamıştır onları gördüğümüz halde yardım etmediğimiz için kızgındır. Suç bizde. Görüyoruz ölmesine ramak kalmış hayvanlar ama umursamıyoruz. Ne ara bu kadar bencil olduk, ey insanoğlu!
Çok mu zor evden çıkarken yanında bir kap süt veya bir poşetin içinde ekmek ya da tahıl kırıntıları taşımak? En azından bir koli alıp içine battaniye sermek kuş evi alıp ağaca asmak çok mu zahmetli geliyor bize?
Yapmayalım böyle, hor görmeyelim onları! Hep beraber onlara yardım edelim. Hayatlarına devam etmelerini sağlayalım. Onları açlıkta, açıkta bırakmayalım.
Hayvanların dostu olalım. Unutmayalım bugün biz onlara yardım edersek yarın da onlar bize yardım eder.
Bencil olduk ey insanoğlu
Sağol güzel kardeşim