TÜRKİYE SEÇİMİNİ YAPTI ŞİMDİ NE OLACAK?

Bir amaca yönelik olarak yapılan eylemden sonra insanların birbirine sıkça sorduğu sorudur. “Şimdi ne olacak” yapılacak işin sonunda belirsizlik varsa halk arasında “hele bu iş olsun, gerisi kolay” denir. Rivayet edilir ki komşu illerimizin birisinde yerli yabancı arasında bir kavga olunca yetişen yabancıya vururmuş, sonra da  “biz bu adamı niye dövdük” diye de birbirlerine sorarmış.

Türkiye seçim yaptı ama ortaya böyle bir durum çıktı. ABD temsilciler meclisi, Avrupa birliği, İsrail, yerli kimi medya  ve yabancı basın ve üç muhalif parti CHP, MHP ve HDP el ele gönül gönüle verip el birliği ile Ak Parti'yi iktidardan indirdiler ancak bir şeyi unuttular indirdikten sonra ne olacak sorusunu galiba kendi kendilerine sormadılar. Çünkü iktidar olma şansını kendilerinde göremiyorlardı. Şimdi üç muhalif parti (CHP+MHP+ HDP=292) milletvekili ile rahatlıkla koalisyon oluşturabilirler, hükümeti kurabilirler. 

Soru: Meclis Başkanı kim olacak? AK Parti muhalifleri uzlaşabilirlerse üçüncü oylamada meclis başkanını belirleyebilecekler, eğer uzlaşamazlarsa dördüncü ve son turda AK Parti adayı muhtemelen Nabi Avcı meclis başkanı olacak diye seslendiriliyor.

Meclis başkanlık divanı kurulur kurulmaz meclis yasama görevi için çalışmalara başlayabiliyor. Yani yeni kanunlar çıkarabiliyor. Mevcutları iptal ya da değiştirebiliyor.

Hükümet kurma senaryolarına biraz sonra değineceğiz. Ama ondan önce partilerin seçim sonrası algıladıklarına bir bakalım.

Tüm partiler bayram ediyor. CHP oylarının düşmesine rağmen sonuçtan memnun AK Partiyi iktidardan uzaklaştırdık diye. MHP % 16 oy aldığı için coşkulu, ancak kendisinden % 3 puan daha az oy alan HDP ile aynı sayıda (80) milletvekiline sahip. Sistemin sakatlığını hiç yargılamıyor. Yani oy dağılımına göre MHP 80 milletvekili aldığı yerde, HDP'nin en fazla 65 milletvekili kazanması gerekiyor.

AK Parti 258 milletvekili ile birinci partiyiz. Millet bizi reddetmedi, bir mesaj birde görev verdi. Gümüşhane Cumhurbaşkanı seçiminde % 75 oyla Erdoğan'ı desteklerken yani Türkiye sıralamasında 3. Sırada idi. Bu seçimde ise 12. Sıraya düşmesini “biz 56 ilde birinci partiyiz” diyerek onlarda bayram yapıyor. Yani zurnadan sıksera havası çalınıyor. Onlar hala halay çekiyor. Hükümet kurma çalışmalarına gelince siyasi parti liderleri ilk etapta köşeli beyanlar verebilirler. Nitekim ülkenin kritik dönemlerinde Sayın Bahçeli adına yakışan yaptırımlara imza atmıştır. Şimdi de aynı duruşu sergileyeceğinden kuşku duymuyorum. % 41 oy alan AK Partisiz bir hükümet modeli uzun ömürlü olamaz. HDP eş başkanı son beyanatında kimse hükümeti kurmazsa kendilerinin talip olacağı beyanında bulundu.

Bazı   hükümet senaryoları:

(AK Parti+MHP), (AK Parti+HDP), (AK Parti+CHP), (CHP+MHP+HDP) ve ayrıca AK Parti destekli azınlık hükümetleri kurulabilir.

1991 seçimlerinde Süleyman Demirel önderliğindeki DYP % 27 oy oranı ile 178 milletvekili çıkarması zafer kazandım teranesi ile abartılı bir biçimde kamuoyu ile paylaşılmıştı. Halbuki % 41 oyla halkın büyük çoğunluğunun takdirini alan AK Parti'nin bu sonucu çoğu kesim tarafından görülmeyip ötelenmemelidir. 

Kim kazanırsa kazansın bizler ülkenin iyi yönetilmesini istiyoruz. Devletin tepesinde kavga istemiyoruz. Barışmasını bilmeyen siyasilerin günün birinde el sıkışmak durumunda kalabileceklerini bilmelerini istiyoruz. En önemlisi uzlaşı kültürü sahibi olmalarını bekliyoruz.

Kişisel kanaatım odur ki ülke hükümetsiz kalmayacaktır. Bir işi yıkmak kolay, ama yapmak zordur. Ortada mefta duruyor başında bekleyen hocaları bu meftayı kim kaldıracak dememeli diye düşünüyorum.

Belli ki çağımızda parlamenter sistemler ömrünü tamamlamış olacak ki sistem kendi kendine tıkanıyor. % 41 oy alan parti tek başına hükümet kuramıyorsa sistemin ciddi şekilde tartışılması ve sorgulanması gerekiyor ve sorgulanmalıdır da.

Ülke yönetimine talip olacaklar hırslarının değil akıllarının arkasında yürümelidirler diyor, 7 Haziran 2015 seçimlerinin ülkemize hayırlı olmasını diliyor, seçilen parlamenterleri tebrik ediyorum.
YORUM EKLE