Her yıl olduğu gibi haziranda sınavlar yapılır temmuzda sonuçlar açıklanır. Puanlarına, yüzdelik dilimlerine ve sıralamalarına göre öğrenciler ve aileler kendilerine uygun okulların hangileri olduğunu ince eleyip sık dokuyarak bulmaya çalışırlar.
Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki tek ve en doğru tercih diye de bir şey yoktur. Özellikle böyle karar verme dönemlerinde her kafadan bir ses çıkar. Muhtemelen birçoğunuz gideceği liseyi seçerken, 10. Sınıfta okuyacağı alanı seçerken başta ailemiz olmak üzere daha pek çok kişi işimize karışmıştır ve hatta belki de birçoğunuz daha hayatında kendine ait bir karar bile verememiştir. Herkesin doğrusu ve hayata bakış açısı farklıdır. Bu işi ciddi anlamda yapan tercih danışmanları ve rehber öğretmenler de bile az da olsa seçim kararlarında farklılık olabilir. Benim burada yazacaklarım bizim hayata bakış- yaşayış anlayışıma göre doğrudur. Bunu okuyan kişilerin tamamından ya da bir kısmından faydalanması o kişinin karar verme aşamalarında bilgilenip iyi seçim yapmasını sağlamak amacıyla bunları sizlerle paylaşıyoruz.
Öncelikle basitçe analiz edelim. Olayı ikiye ayıralım birinci ayrım siz, ikinci ayrım ise tercih yapılacak, karar verilecek bölüm.
Tercih yapacak ya da karar verecek kişinin sahip oldukları: YKS Başarı durumunuz (puanınız ya da başarı sıranız), Ailenizin ya da sizin ekonomik gücünüz, Becerileriniz – Kabiliyetleriniz, İstek ve amaçlarınız, Nasıl bir hayat yaşamak istiyorsunuz, Cinsiyet vb. değişmezleriniz.
Tercih yapacağınız bölümün gerçeklikleri: YKS yüzdelik dilimi, Bu bölümü okumanın sizin iş bulmanıza ve hayatınızı kazanmanıza faydası var mı, olacak mı? (yakında ekmek elden su gölden devri bitecek). Bu bölümü okurken ya da bu bölüme bağlı bir işte çalışırken neler yapacaksınız, ne türlü fedakârlıklarda bulunmanız gerekebilir. Günümüzde şartlar gittikçe zorlaşmaktadır. Şimdi gençsin, güzelsin, enerjiksin; yarın bir gün 40-50 yaşına geldiğinde bu mesleği yerine getirebilecek misin? Meslek büroda mı icra ediliyor sahada mı bunları iyi düşünmek gerekir. Yarın bir gün bu işte yükselmenin imkânı var mı? Meslekler yapı olarak birbirinden çok farklıdır. Mesela muhasebeci sayılarla uğraşır öğretmen ise öğrenciyle. Bu bakımdan mesleğin konusu sizin için ne kadar ilgi çekici? İyi olmadığınız alanlardan bölüm seçmeyin.
Tercih Yaparken Aşağıdaki Hususlara Dikkat Etmekte Fayda Vardır.
Üniversiteyi bitiren gençlerin çok azı istedikleri alandan işe başlar. Belli başlı okullar ya da bölümler dışında okulu bitiren kişiler birçok konuda hayal kırıklığına uğrayabilirler. Bakın televizyonda atanamayan öğretmenlerin durumu vb. gibi örnekleri iyi izleyin. Her yıl işletmeden yaklaşık 30,000 kişi mezun olmaktadır. Bu bölüm mezunlarının her yıl çok küçük bir kısmı devlete atanabilmektedir. Bu atamada KPSS ile çok yüksek puanlarla mümkün olabilmektedir. Geriye kalan büyük çoğunlukta eğer çok iyi bir üniversiteden mezun olursanız işiniz nispeten daha kolay. Bu mezun grup içinde farkınızı ancak İngilizce öğrenerek ya da yüksek lisans yaparak ortaya çıkarabilirsiniz.
Çok zor bölümde okumuyorsanız üniversite yıllarında Part Time çalışmak ya da staj yapmak size hem tecrübe hem de çevre anlamında çok şey katacaktır ve mezun olduktan sonra iş bulmanız kolaylaşacaktır. Bunun içinde büyükşehirlerde üniversite okumak daha avantajlıdır. Birçok mezun kendi alanında çalışmaktansa Part Time çalıştığı ya da staj yaptığı alanda çalışabilmektedir. Birde en önemlisi kazanmış olmak için üniversite kazanmayın, bu hayatınızdaki belki de en önemli seçim olacak.
Tercihleri Belirlerken Sıralama Nasıl Olmalıdır?
Sakin olun (panik yapmayın-dünyanın sonuna gelmedik), Çok yüksekten uçmayın, Çok İdealist olmayın (dünyayı siz değiştiremeyeceksiniz) tutarlı olun.
1) Önce birkaç bölüm seçin. Tercihen bölümler birbirleriyle ilişki ve bağlantılı olsun (daldan dala atlamayın). Bölümleri seçerken ailenizin ekonomik gücünü unutmayın. Bu hayattaki en güzel şey gerçekliktir. Eğer üniversiteyi bitirip hemen çalışmanız gerekiyorsa arkeoloji, felsefe vb. iş imkanı az olan bölümleri seçmeyin ama eğer ekonomik durumunuz çok iyi ise seçin.
2) Bu bölümleri iyi araştırın ve kendi içinde sıralama yapın. Sadece il için tercih yapmak sakıncalıdır. Örneğin ben İzmir'i çok seviyorum orda okuyacağım deyip doğu illerinde daha iyi bir tercih yapabilecekken İzmir'den daha düşük puanda bir bölüm seçmek bence sağlıklı bir karar değildir. Bu dediğimizin en güzel örneği Kars'taki tıp neredeyse İstanbul'daki diş hekimliğiyle aynı puandadır.
3) Gelecekte yapmak istediğin mesleği gidip yakından inceleyin. İmkânınız varsa o mesleği icra eden birinin yanında en az bir gün geçirin. Bazen televizyonda izlediğimiz ve popüler olan meslekler ya da insanların genel kanısı yanlış yada eksik olabiliyor. Bu tarz eksik bilgilerin ya da yanlış anlaşılmaların önüne geçebilmenin en iyi yolu budur. Avukatlık, psikologluk, uluslararası ilişkiler gibi meslek ya da bölümlerin ne yaptığı nasıl yaptığı genelde çok iyi bilinmiyor. Bu tarz mesleklere özenen arkadaşlar için en iyi yol bu meslekleri icra edenlerin yanında belli bir zaman geçirip gerçeği görmeleridir.
4) Devlet ya da vakıf üniversitelerinde yabancı dil, yurt dışı öğrenci değişim imkanları, staj-iş imkanları, çift dal - yan dal, burs vb. gibi imkanları iyi araştırın, eğer tercih yapacağınız üniversitelerde bu gibi imkanlar varsa onları öncelikli tercih etmeniz faydalı olacaktır. Öncelikle tercih edeceğiniz bölümün iş imkânının geniş olduğu illeri seçmeye çalışın örneğin turizm okumak için sıradan bir il seçeceğine Antalya daha iyi olur. Ülkemizdeki iş bulamayan üniversite mezunlarının çoğu okuduğu bölümle ilgili her hangi bir çalışma-staj-deneyim sahibi değildir. Üniversitede okuyan biri aynı zamanda bu okuma süresi içinde çalışır, iş tecrübesi edinir ve çevre sahibi olursa, üniversite mezunu olduktan sonra iş bulma ihtimali yükselecektir.
5) Seçeceğiniz üniversitenin ya da bölümün yıllık harç ücretini vakıf üniversitesi ise yıllık ücretini iyi öğrenin. Tercih kılavuzunda kodu 1 başlayan bölümler devlet, 2 ile başlayanlar vakıf, 3 ile başlayanlar Kıbrıs'taki vakıf ve 4 ile başlayanlar yurt dışı üniversiteleridir. Bunların her birinin ücretleri farklıdır.
Not: Eylül 2012 itibariyle Devlet üniversitelerinde Birinci Öğretim harç ücretleri kaldırılmıştır.
6) Tercih yapmak istediğiniz üniversite ve bölümlerin kesinlikle varsa özel şartlarını ve açıklamalarını okuyun. Bu özel şartlarda o bölüme ve üniversiteye ait her türlü bilgiyi bulabilirsiniz. Bunun yanında tercih yapmak istediğiniz bölümün tam olarak hangi ilde nereye ne kadar uzak olduğunu kampüsü olup olmadığını kontrol ediniz.
7) Bölümleri sıralarken, bölümlerin puanlarından daha çok başarı sırasına bakmanız daha sağlıklı olacaktır.
8) Nihai tercihlerinizi yaparken başarı sıranızın yarısı kadar üstten başlayabilirsiniz. İlk 4-5 tercihi kazanma ihtimalinizin düşük olduğu yüksek puanlı yerleri yazın. Daha sonra puanınıza yakın ve puanınızın altında yerler yazabilirsiniz. Tercih listesinde son yapacağınız tercihlere dikkat edin. Sınavsız geçiş ve açık öğretimde kontenjan sınırlaması olmayan bölümler haricinde iki ya da dört yıllık okul kazanırsanız ister okuyun ister okumayın bir sonraki yıl orta öğrenim başarı puanınız yarıya düşer.
Kazandığımız zaman okumayacağımız yerleri yazmayalım. Yazarsak ve oldu ki kazanırsak, o zaman üniversite kazanmak bizi mutlu etmez aksine külfet gibi gelir. Ondan dolayı tercih listemizdeki son tercihlere dikkat !!!
Bu hayattaki her türlü olumsuzluğa ve imkânsızlığa rağmen eğitim değişik ve yeri doldurulamaz hazdır. Bu hazzı tatmanız dileğiyle, hepinize başarılar. Yolunuz, bahtınız açık olsun.